Bir gün bir kadın banyoya girecekmiş. Kadın tam banyoya girmiş üstünü çıkarmış yıkanıyormuş ki; zil çalmış ,kadın söylene söylene banyodan çıkmış ,bornozunu giymiş kapıyı açmış. Kapıda polis varmış. Polis herhangi bir tehlike dururmu var mı diye sormuş. Kadın hayır yok demiş , kapıyı örtmüş. Tekrar banyoya girmiş tekrar zil çalmış. Kadın yine söylene söylene kapıyı [...]
Size anlatacagim bu olay, üniversiteye hazirlandigim yillarda basimdan geçen maceralardan sadece bir tanesi. Geceleri çalismak bana daha cazip gelirdi hep. Bu yüzden en erken saat 04:00′ te yatardim. Bir gece ablamla ayni odayi paylasmak zorunda kalmistim (ablamin odasina kartonpiyer yapiliyordu). Ablam her zamanki gibi erkenden uyudu. O gece tarih çalisiyordum ve öyle bir kaptirmisim ki [...]
Öğretmen çocuklardan Dünyanın Yedi Harikasını yazmalarını ister. Gelen cevaplar şöyledir: 1- Artemis Tapınağı, 2- İskenderiye Feneri, 3- Helyos Heykeli-Rodos, 4- Babil’in Asma Bahçeleri, 5- Mausoleum-Bodrum, 6- Zeus Heykeli-Olimpia, 7- Piramitler-Mısır… Öğrencilerden birisi kağıdını vermekte tereddüt eder ve öğretmene; “Bence Dünyanın 7 Harikası bunlar değil!” der.
19. yüzyılın büyük İngiliz ressamlarından William Holman Hunt’ın, bir bahçeyi anlatan tablosu Londra Kraliyet Akademisi’nde sergileniyordu. Hunt’ın “Evrenin Işığı” adını verdiği bu tabloda gece elinde bir fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı.
Nursen Öğretmen, yılların tatlı yorgunluğuna bir günün yorgunluğunu daha eklemişti. Okuldan giderayak öğrencilerinin servislerine binişlerini göz ucuyla kontrol ederken, bir yandan da yavrularının ‘’İyi akşamlar öğretmenim.’’ seslenişlerine cevap yetiştirmeye çalışıyordu. Çabalıyordu, çünkü yorucu bir günün sonunda dahi enerjilerini kaybetmemiş, kanaryalar gibi şakıyan yavru kuşlarının bu hareketliliğine ayak uydurmakta zorlanıyordu.

