Onlarla yıllar önce tanıştım. Bir cafede yani yemekten sonra müzik dinlemeye gidilebilen bir yerde… Ben masalardan birinde, tek başıma vazonun içinde duruyordum. Canım sıkılıyordu aslında. Özel olarak bu iş için, evleri, cafeleri, restorantları ve iş yerlerini süslemek, insanlar tarafından sevdiklerine hediye edilmek üzere yetiştiriliyordum. Benim kaderimde de buraya satılmada vardı, sevdiklerimden ayrılmış, bu vazoya yerleştirilmiştim. [...]
Bize sevmesini öğretmediler sevgili,bize hep sevgiyi saklamasını öğrettiler. Hep bekletmeyi.,. hep ertelemeyi… bu yüzden biz kiminle birlikteysek bir diğerini ama hep uzakta olanı özledik, hiç dinmedi doyumsuzluğumuz, biz hep uzaktakini sevdik sevgili…yanımızdakini değil, odamızın duvarının arkasındakini değil, birşeyler paylaştığımızı değil,uzaklardakini, ulaşamadığımız kadar uzaklardakini sevdik…Yanımızdakileri kırıp geçirdik,incitip üzdük de, hep ulaşamadıklarımıza sakladık söyleyemediğimiz o güzel sözleri…
Bir çocuk sekropia denilen bir tür güve kozalarını topluyor ve bahar gelince ,güvelerin kozalardan nasıl çıktıklarını hayretle ve ilgi ile seyrediyordu.Fakat güvelerin kozadan çıkarken sarf ettikleri gayret ,çırpınma karşısında da içinde bir acıma hissi gelişiyordu.Babası bir gün, bu böceklerin bir tanesinin kozadan çıkmasını güçleştiren ipeği makasla kesti.Fakat sonuç şaşırtıcı idi;çok geçmeden böcek öldü.
“Çocuklar hiçbir zaman büyümezler” sloganıyla yola çıkan Cümbür Cemaat, bir ailenin etrafında gelişen sorunları, olayları ve yaşanan aşkları mizahi bir dille aktarıyor.
Bir anne köpek ile yavrusu vardi yavru köpek yüzmekten korkuyor yüzmeyi bildiğini bilmiyordu.Arkadaşları denizde oynarken oda girmek istiyordu aama korkuyordu çünkü diğer kardeşini denizde yüzerken öldüğünü görmüştü o bilmiyordu ama kardeşi aslinda ona gemi çarpti diye ölmüştü birgün yawru köpek ile dalga geçtiler oda gururuna yediremedi we korkarak denize girdi we çikmadi.

