En Güzel Hikaye Hayatınız Olsun…


O Benim Karım

Yıl 2005.
112 de nöbetteyim.
İzmir’de en son kurulan, 21. ci nokta olan Tepecik istasyonunun kurucu ve sorumlu hekimiyim, aynı zamanda Tepecik Hastanesi’nde organ nakli koordinatörü olarak gönüllü çalışıyorum.
Bir vaka anonsu; şu adreste yaşlı hasta, düşmeye bağlı muhtemel femur (uyluk kemiği) ve boyun fraktürü (kırığı)…

112 sistemi şu şekilde işler;
Acil hasta olduğu düşünülen vakanın yakını yahut olaya tanık olan kişi 112’yi arar, karşısına çıkan sağlık görevlisine hastanın durumunu açıklar, acil olduğu düşünülüyorsa ambulans gönderilir. Çabuk ulaşma açısından o bölgede eve yakın bilinen bir bekleme noktası saptanır okul, cami, süpermarket gibi..

Hasta yakını ile bekleme yerinde buluşulur ve hastaya ulaşılır.
60 yaşlarında bir kişi karşıladı bizi ama nasıl telaşlı, o ne heyecan öyle…

Continue Reading »

Yıl 1922. 14 Ocak gece yarısı. Mustafa Kemal’in özel treni Eskişehir’e doğru gidiyor. Bu yolculuk bir kamuoyu yolculuğu olacak ve Gazi, savaş sonrası Anadolu’sunda bazı şehirlerin nabzını yoklaya yoklaya İzmir’e gidip annesini görecek. Ve Latife’yi.

Ama o gece çok sıkıntısı var Mustafa Kemal’in ve bir türlü uyku tutturamıyor.
Ali Çavuş kompartımanın kapısı önünde sigara üstüne sigara içiyor. Kapıya dayanmış karanlığı seyreder ken bir yandan da kendi kendine mırıldanıp duruyor.

“Bu işin bu kadar çabuk oluvereceğini hiç düşünmedim.
İşte, sonunda şifreli telgraf geldi. Zübeyde anamızı yitirdik. Peki, ne duruyorum. İçeri girip onu uyandırmalıyım. Ama işe bak, giremiyorum. Kıyamıyorum paşama. Nasıl derim ki: ‘Anamız öldü paşam!’ diyemem.

Continue Reading »

Elveda BabaM

Eskiden hayat boş gelirdi ya
Sıkılırdık ya hayattan
Şikayet ederdik ya hep
Mutsuzum derdik ya
Şöyle olsun böyle olsun derdik ya hep
Ağlardık ya en ufak şeylere
Kızardık isyan ederdik ya
Şimdi anlıyorum aslında asıl boşluğun onlar olduğunu
Ne zamandır içimde bir boşluk
Nedeni belli bir boşluk
Canından bir parçanın kopup gitmesinin acısı bu
Onsuz olmanın acısı

Continue Reading »

Sevgiliye Son Mektup

Bir gün daha yaşandı ve bitti.Yeni bir güne tekrar açtım gözlerimi farkı yoktu aylardır uyandığım sabahlardan.Değişen tek şey takvim yaprağındaki rakam oldu.Yakalandığım hastalıktan kurtulmaya çabalıyordum ve her seferinde daha derine batıyordum. İlacımın zaman olduğu söylendi. Zaman denilen ilacı vaktini geçirmeden aldım ama hiçbir etkisi olmadı. Ne bir yan etki nede bir olumlu etki. Sonuç negatif. Antibiyotik olarak aldığım miller her yudumda içerimde oluşmuş yaraları tuz basarcasına yakarak geçti. Alev alev yaktı.

Ben daldığım ufuktaki hayalinle beraberken anlayamıyordum artık yanımda konuşulanları.

Continue Reading »

Terörist saldırıda çöken ikiz kulelerde çalışanların büyük bir bölümü öldü. Kulelerde çalışan Türklerin büyük bölümüyse hayatta… Basına yansıyan hikâyelere göre Türklerin kurtuluş sırları şöyle :

# En kötüsünü düşündüler : Bina sarsılınca Türklerin akıllarına iki olasılık geldi : Ya uçak çarptı, ya deprem oldu. ABD’lilerse sistemlerde patlama oldu diye düşündü. Türk ‘Nasıl kurtulurum’u planlarken ABD’li masasında çalışıyordu.

# Anonsları dinlemediler : Resmi emirleri ciddiye almayan Türkler, izdihamı engellemek için hoparlörden yayılan “Binayı terk etmeyin” uyarılarına aldırmayıp hemen merdivenlere yöneldi.

Continue Reading »

Başa Dön