“Her nefis ölümü tadacaktır” ilahi hükmünce Yavuz Sultan Selim Han’n ölüm anı da gelip çattı. Padişah olalı daha sekiz yıl olmuştu, gençti devleti -milleti ve İslam alemi için büyük idealleri vardı ama, ölüm ferman dinlemiyordu.
'Tarihi Hikayeler' kategorisi için arşiv
Kanuni Sultan Süleyman’ın naaşı tam mezarına bırakılacaktır ki, elindeki çekmeceyi tabutun yanına sıkıştırmaya çalışan bir saray ağası Ebussuud Efendi’nin dikkatini çeker, mübarek derhal müdahale eder:
Yahya Efendi’nin Hızır ile buluşup görüştüğünü bilen Kanuni Sultan Süleyman, Yahya Efendi’den sürekli kendisini Hızır ile tanıştırmasını ister. Bir gün Yahya Efendi ve Kanuni, kayıkla Boğaz’da gezmeye çıkmışlar. Yahya Efendi yanında bir ahbabı ile gelip kayığa binmiş.
Sümbül Efendi’nin Rahime adlı bi kızı vardır. Müritlerinden Merkez Efendi onunla evlenmek ister. Sümbül Efendi, Merkez Efendi’nin hali vakti yerinde olmadığı için kızı vermek istemediğinden ancak kırık deve yükü altın getirirse razı olacağını söyler.
Kanuni Sultan Süleyman düğünlerde yetenekli kişilerin gösteri yapmasını çok severmiş. Yine bir gün, bir düğünde İstanbul’a Osmanlı ülkesindeki bütün canbazlar, madrabazlar, ateş üfleyenler vesaire vesaire hepsi doluşmuşlar.

