İzmir Hakimiyet-i Milliye Okulu’nda öğretmendim. Okulumuz bir çocuk balosu hazırlamıştı. Çok mutlu bir rastlantı ile o gün Atatürk de İzmir’de bulunmaktaydı. Onu da davet ettik. “Acaba gelecek mi?” diye hepimiz heyecan içindeydik. Sonunda “Geliyor” denildi.
June, 2010 için arşiv
14 yasindan beri asik olduğum birisi vardi. o benden iki yas büyüktü beni sevdiği her halinden belliydi inanin tam bir ask masali ……….. liseye basladiğim zaman ailem de öğrenmişti hatta evlenmeyi de düşünüyorduk son görüşmemizde basimin tatli belasi ben seni ölsemde hiç unutmam dedi ben de sacmalama ne ölmesi biz hep birlikte olacağiz dedim ama [...]
Gezmek,görmek ve yeni kültürler tanımak hayat felsefesi olunca yerinde durmak oldukça zor oluyor tabii ki. Sevgili Cüneyt Hocamın resimlerini görünce heyecanlanıp ; ben de bu köşede eşimle birlikte Eylül 2008 de yapmış olduğumuz Tokyo seyahatimizi sizlerle paylaşmak istedim.
Nursen Öğretmen, yılların tatlı yorgunluğuna bir günün yorgunluğunu daha eklemişti. Okuldan giderayak öğrencilerinin servislerine binişlerini göz ucuyla kontrol ederken, bir yandan da yavrularının ‘’İyi akşamlar öğretmenim.’’ seslenişlerine cevap yetiştirmeye çalışıyordu. Çabalıyordu, çünkü yorucu bir günün sonunda dahi enerjilerini kaybetmemiş, kanaryalar gibi şakıyan yavru kuşlarının bu hareketliliğine ayak uydurmakta zorlanıyordu.
Bilindiği gibi Hz. Musa peygamberimiz Allah Teala (c.c) ile konuşan bir peygamberimizdi. Hz. Musa zamanında, yaptığı her işi eline yüzüne bulaştıran, ne yapsa para kazanmayı beceremeyen fakir bir ateist varmış. Bu ateist bir gün Musa peygambere gelerek;

