Öğrencilerinden birinin eline bir testi verip kuşluk vakti çeşmeye gönderir Fakirullah Hazretleri. Ne var ki öğrenci çeşmenin başına varınca oradaki çocuklarla oyuna dalar, ta ikindiye kadar oyun sürer.
July, 2007 için arşiv
Bir inkarcı, alimin birine şu üç soruyu sorar: 1- Allah varsa bana göster. 2- Her işi Allah yaratıyor da neden suçlu ceza görür? 3- Şeytan ateşten yaratıldığı halde ona cehennem ateşi nasıl etki yapabilir?
İstanbul’un, İslâm orduları tarafından kuşatılması, ilk defa Hz. Muaviye r.a.’ın halifeliği sırasında olmuştur. Hz. Muaviye, Süfyan b. Avf r.a. komutasında büyük bir orduyu Bizans üzerine gönderirken, oğlu Yezid’in de aynı orduya katılmasını istemişti. Fakat Yezid birtakım mazeretler ileri sürerek geri kalmak isteyince, onu göndermekten vazgeçmişti.
Bir ihtiyar… Ömrünün son demlerini yaşamakta… Yolculukta…Azığı bitmiş. Aç. Susuz. Bir kasabaya geliyor. Camiye gidiyor… Hoş geldin diyen yok, perişan haline bakıp bir ihtiyacın var mı diyen yok. Sadece boş ve donuk gözlerle bakıyorlar… Akşam oluyor.. Namaz. Yatsı oluyor. Namaz. Buyur eden yok. Tek başına camide. Allah’ın evinde. Allah’ın misafiri. O gece ölüyor. Belki de [...]
Ashâbın ileri gelenlerinden Medine’li Saad bin Rebi, Zeyd’in kızı Habibe ile evli idi. Habibe beyine itâatlı, sözüne saygılı idi. Ama zaman zaman her âilede olabilecek sinirlilikler oluyor, Habibe beyinden yüksek sesle bağırıyordu. Ancak Saad bin Rebi, buna sabrediyor; şiddete kadar işi götürmüyordu.

