Misafirperver bir sahabi vardı. Hanımı ise her gün kocasının yanında birkaç misafirle gelmesine tahammül edemez ve kocasına: -Sen her gün birkaç misafirle geliyorsun, gelen misafirler, çocuklarımızın rızıklarını yiyorlar, der.
July, 2007 için arşiv
Hazret-i Muhammed Mustafâ ‘s.a.v’ Allahü teâlânın emri ile Mekke-i mükerremeden hicret etmek dilediği zemân, – Benim ile bu yolda kim yol arkadaşı olur. Cânına ve başına kim kıyar, dediği zemân, herkesden önce hazret-i Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ ileri atılıp,
Resûlullah ‘sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem’ ile Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ Mekke-i mükerremeden hicret ederken bir mağarada üç gün üç gece kaldılar. Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ o mağaranın tavanında bir kuş gördü ki, yerinden hareket etmeyip, birşey yemez ve su içmez.
Vaktiyle hamile bir kadın, komşusuna misafir olur. Oturdukları odada dalları limonlarla dolu olan büyük bir limon ağacı görür. Canı limon ister ama bir türlü komşusuna söyleyemez, utanır.
Biri, Resul-i Ekrem (s.a.v)’ın huzuruna geldi ve – Bana eziyet ederek huzurumu bozuyor’ diye komşusunu şikayet etti. Resul-i Ekrem (s.a.v): – Tahammül et ve komşunun gürültü patırtısına aldırma, belki gidişatını değiştirir, buyurdu.

